| Kozmik Okyanus kitapçılarda |
|
Birkaç hafta önce, internet üzerindeki popüler bilim dergilerinden The Seed'de, oldukça ilginç bir makale yayımlandı. David Weismann tarafından kaleme alınan "Budizm ve Beyin" adlı bu makalede, "modern nörolojinin günümüzde eriştiği bulguların, Budizm'in temel kavramlarıyla büyük oranda çakıştığından" söz ediliyor; Asya'nın bu kadim düşünce ve inanç sisteminin "benlik" ve "zihin" kavramlarına olan yaklaşımıyla, nörologların görüşleri arasındaki paralelliğe dikkat çekiliyordu. Weismann, kökeni günümüzden binlerce yıl önceye ait bir felsefi geleneğin bu denli şaşırtıcı öngörülerde bulunmasını açıklamaya çalışırken yürüttüğü tahminde, "dikkatli gözlemcilik ve deneysel bakış" ile ulaşılabilecek noktanın küçümsenmemesi gerektiğine işaret etmekteydi. Bu yazı, güzel bir rastlantı oldu benim için; çünkü Kozmik Okyanus da aşağı yukarı aynı temel düşünceye vurgu yapmaya çalışıyor: Algıları açık, dogmalarla baskı altına alınmamış özgür insan düşüncesi ve sezgilerinin, evreni doğru kavrayabilmek için "gizemli ziyaretçiler" ya da "batık kıta teknolojileri"ne ihtiyacı yok. Başlangıcı günümüzden binlerce yıl öncesine dayanan kadim kültürlerin "evrenin oluşumu" ile ilgili temel kavram ve varsayımları, üzerlerindeki yoğun simgesellik doğru okunduğunda, modern kozmolojinin "Standart Model"iyle, yani "Büyük Patlama" senaryosuyla çok çarpıcı paralellikler taşıması, hiçbir "büyük gizem" falan içermiyor. Tek tip bir düşünce modelinin dayatıldığı dogmalarla önü kesilip baskı altına alınmamış insan düşüncesi ve sezgileri; bitmek bilmeyen bir merak duygusu, sorgulama güdüsü ve gözlem yeteneğiyle birleştiğinde, içinde yer aldığı bu büyük sistemle ilgili tümevarımları biçimlendirmekte zorluk çekmiyor. Kozmik Okyanus'ta dile getirilen en temel tezlerden biri, bu. Bir yanda Sümer'in "ilksel deniz"i Nammu, Mısır'ın ezeli ve ebedi kozmik okyanusu Nun, Hint düşüncesinin "evrensel suları" Âpas ya da Akat kültürünün "derin bilgeliği" Abzu-Tiamat... Diğer yanda, evrenin "doğumundan" önceki kaotik aşamayı vurgulayan, kararsız atom-altı parçacıklardan oluşma "kuantum denizi"... Kozmik Okyanus'ta, "başlangıca" dönüyoruz birlikte ve insan düşüncesinin o başlangıcı kavrayabilmek için binlerce yıl boyunca izlediği seyri, kadim ezoterilerin yoğun sembolizminden günümüze dek tüm kırılma noktalarıyla birlikte gözden geçiriyoruz. Bu yolculuk sırasında, sürekli olarak da o kaçınılmaz soru çıkıyor karşımıza: Kadim kültürlerin çarpıcı kavramsal paralelliklerinin ardındaki "ortak zemin" nerede aranmalı? İnsan düşüncesinin ürettiği o "ilk kavramsal dil" ne zaman ve nerede biçimlendi? Saklı Tarih'in bu en keyifli yolculuğunda buluşmak üzere... |

İlkin, beklenen duyuruyu yapayım hemen: Saklı Tarih üçlemesinin son kitabı "Kozmik Okyanus", 1 Nisan itibarıyla kitapçılardaki yerini almış durumda. Aynı zamanda, internet üzerinden satış yapan online kitap merkezlerinden de (