| Bu iş zor Yonca |
|
İnançsızların en fazla olduğu ülke, bu araştırmanın sonuçlarına göre Fransa. Evrim kuramını kabul edenlerin en yüksek oranda çıktığı ülkelerse, isveç, Almanya, Çin ve Belçika. Onları, Japonya ve Fransa izliyor. Anketler sınırlı sayıda ülkede gerçekleştirildiği için, daha önceki benzeri çalışmalarda en üst sıralarda çıkan Norveç ve Danimarka gibi ülkeleri listede göremiyoruz ama İsveç'in temsilciliği altında tüm Kuzey Avrupa'yı aynı kategoride değerlendirmekte bir sakınca yok.
İnancın en düşük olduğu ya da evrim kuramının en fazla kabul gördüğü ülkeler, aynı zamanda okuma oranının da en yüksek olduğu ülkeler. İsveç, Norveç, Danimarka, Almanya, Japonya ve Fransa'daki kitap satışlarına, gazete ve dergi tirajlarına bakmak yeterli. 70 milyonluk nüfusta toplam gazete tirajlarının beş milyonu ancak bulabildiği Türkiye ise, Ipsos-Reuters araştırmasının sonuçlarında Endonezya, Güney Afrika, Brezilya ve Suudi Arabistan ile "aynı ligde" bu nedenle. Şaşırtıcı bir durum yok.
Akla ister istemez Paul Bell'in 2002 yılında Mensa dergisinde açıklanan meta analizlerini getiriyor bu sonuçlar. Bireylerin zeka, eğitim ve bilgi düzeyleriyle inançlılığı arasındaki bağlantıyı araştıran bu analiz, konuyla ilgili literatürdeki tek çalışma durumunda. Bell, şöyle açıklıyor incelediği verilerin sunduğu görüntüyü:
"1927'den beri, dini inançlarla kişinin zeka ve/veya eğitim düzeyi arasındaki ilişkiyi inceleyen 43 araştırmadan dördü hariç hepsi, bu ilişkinin ters yönlü olduğu sonucunu verdi. Yani kişinin bilgi ve eğitim düzeyi ne kadar yüksekse, dindar olması ya da herhangi bir inanca bağlanması aynı oranda düşük olasılığa sahip."
İki araştırmayı yan yana getirdiğinizde oluşan manzara, fazlasıyla açıklayıcı değil mi? Yazının başlığı mı? Bilmem. Bülent Ortaçgil'in yirmi küsur yıllık bir şarkısı geldi aklıma birden nedense.
|

Bir araştırma şirketiyle Reuters haber ajansının ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmanın